Latince adı Eringium geğirtmek, kusturmak anlamında olan Yunanca "eruggarein" sözcüğünden geliyor. Yurdumuzda ise devedikeni, deveelması, guga dikeni, göz dikeni ve hölemez adıyla biliniyor. Çokyıllık bir bitki boğadikeni. Ama bildiğimiz dikenler ailesinden değil, havuç ve maydonozun akrabası, yani maydonozgiller ailesinden. Yaklaşık 50-60 cm
boylarında, yeşilimsi boz gövdeli dip yaprakları üç parçalı, çok dikenli ve kısa saplı. Hazirandan eylüle dek çiçek açıyor beyazımsı, mavimsi veya yeşil renklerde. Kalın ve kahverengi kökleri bir hayli derine iniyor.
Anadolu’da kıyı kesimler başta olmak üzere, kireçsiz topraklarda, güneşli yerlerde, yol kenarlarında ve tarlalarda yetişiyor.Bu ikincisi denize yakın kumluklarda bulunuyor ve mavi rengiyle diğer türden kolayca ayırt edilebiliyor. Avrupa’nın birçok ülkesinde sebze olarak kullanılmak üzere tarımı yapılan boğadikeni, yurdumuzda Doğu Anadolu dışında pek fazla bilinmiyor. Yurtdışında taze sürgünleri haşlanarak kuşkonmaz yerine tüketiliyor.Her ne kadar kökleri çıkarmak biraz zor da olsa, çektiğiniz zahmeti onları çiğnerken aldığınız, kestaneye benzer tatlımsı tadıyla unutuyorsunuz. Eski çağlardan bu yana olduğu gibi boğadikeni bugün de ilaç olarak kullanılmaya devam ediliyor. Tıbbi olarak öksürük kesici, idrar söktürücü, idrar yolu iltihaplarında, böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarında, kas tutulmalarında ve kramplarda, kramp çözücü olarak kullanılıyor Boğadikeni ise afrodizyak ve iştah arttırıcı özellikleri nedeniyle korumaya alınmış tıbbi bir bitkidir. Türkiye florasında 7 coğrafi bölgede yapılan ÖBA (Özel Bitki Alanları) taramasında Maydanozgiller familyasından 136 endemik tür belirlenmiş olup, bu türlerin yoğun olarak tanımlandığı bölgeler en çok Akdeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi ve en az ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde gözlenmiştir
|